Kilo vermeye çalışan kişiler sıklıkla “Daha az ye, daha çok hareket et” önerisiyle karşılaşır. Ancak kilo üzerinde etkili olan süreçler; beslenme ve hareketin yanında genetik özellikleri, biyolojik mekanizmaları, uyku düzenini, kullanılan ilaçları ve yaşam koşullarını da kapsar. Obezite, birden fazla etkenin birlikte rol oynadığı kronik bir hastalıktır. Ruh sağlığının değerlendirilmesi de kapsamlı bakımın bir parçasıdır.
Ruhsal durum ve yeme davranışı arasındaki ilişki
Stres, kaygı ve çökkünlük; iştahı, uykuyu ve günlük alışkanlıkları etkileyebilir. Bazı kişiler zorlandıkları dönemlerde daha az yerken bazıları daha sık atıştırmaya veya yüksek enerjili yiyeceklere yönelmeye başlayabilir. Uyku yetersizliği de kilo yönetimini güçleştirebilir.
Bu ilişkiyi değerlendirirken kişinin günlük yaşamını, çalışma koşullarını, ilişkilerini ve destek kaynaklarını anlamak önemlidir. Benzer yeme davranışları, farklı kişilerde farklı ihtiyaçlarla ilişkili olabilir.
Obeziteyle yaşamanın sosyal ve duygusal boyutu da vardır. Kilo üzerinden yapılan incitici yorumlar, dışlanma ve damgalanma kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi zorlayabilir. Destekleyici bir yaklaşım, kişinin yaşadığı güçlükleri yargılanmadan anlatabilmesine alan açar.
Duygusal yeme ne anlama gelir?
Bazen yemek, fiziksel açlığın yanında rahatlama ihtiyacına da karşılık gelir. Yorucu bir günün ardından atıştırmak, yalnız hissederken yiyeceğe yönelmek veya bir tartışma sonrasında yemekle sakinleşmeye çalışmak buna örnek olabilir.
“Ne kadar yiyorum?” sorusunun yanında “Hangi durumlarda, nasıl hissederken yiyorum?” sorusu da üzerinde düşünmeye değerdir.
Duygusal yeme tek başına bir psikiyatrik tanı değildir. Davranışın ne sıklıkta yaşandığı, kişide ne kadar sıkıntı yarattığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği değerlendirilmelidir. Amaç, yeme davranışının hangi koşullarda ortaya çıktığını ve kişinin başka hangi desteklere ihtiyaç duyduğunu anlamaktır.
Kontrol kaybıyla yeme ayrıca değerlendirilmelidir
Sınırlı bir zaman diliminde, benzer koşullarda çoğu kişinin yiyeceğinden belirgin biçimde fazla yemek ve bu sırada yemeyi durduramadığını hissetmek, tıkınırcasına yeme atağının temel özelliklerindendir. Buna hızlı yeme, rahatsız olacak kadar doyma, aç olmadığı hâlde yeme, utanma nedeniyle yalnız yeme veya sonrasında yoğun suçluluk eşlik edebilir.
Bu durum tekrarlıyor ve kişide belirgin sıkıntı yaratıyorsa profesyonel değerlendirme gerekir. Tanı, belirtilerin sıklığı ve süresi dahil kapsamlı bir değerlendirmeyle konur.
Obezitesi olan her kişide tıkınırcasına yeme bozukluğu bulunmaz; bu bozukluk farklı kilolardaki kişilerde de görülebilir.
Kilo ve beden algısı
Kişinin bedeniyle ilgili düşünceleri; sosyal ortamlara katılımını, ilişkilerini ve kendine yaklaşımını etkileyebilir. Sürekli kendini başkalarıyla karşılaştırmak, kilosu nedeniyle değersiz hissetmek veya yaşamındaki birçok hedefi kilo verene kadar ertelemek, görüşmelerde ele alınabilecek güçlükler arasındadır.
Değerlendirmede, kişinin kilosuyla ilgili hedeflerinin yanında kendisiyle nasıl konuştuğu, hangi beklentiler altında olduğu ve bu beklentilerin yaşamını nasıl etkilediği de konuşulabilir.
Psikiyatrik ilaçların etkisi olabilir mi?
Bazı psikiyatrik ilaçlar iştahı ve metabolik süreçleri etkileyerek kilo artışına katkıda bulunabilir. Bu etki her ilaçta ve her kişide aynı değildir.
Tedavi sırasında belirgin kilo değişikliği yaşanıyorsa durum hekimle birlikte değerlendirilmelidir. İhtiyaç hâlinde tedavi seçenekleri ve metabolik izlem gözden geçirilebilir. İlaç kişinin kendi kararıyla kesilmemeli veya değiştirilmemelidir.
Psikiyatrik destek ne zaman yararlı olabilir?
Yeme üzerinde kontrol kaybı, yemek sonrasında yoğun suçluluk, kilo ve beden görünümüyle aşırı meşgul olma ya da günlük yaşamı etkileyen depresyon ve kaygı belirtileri varsa psikiyatrik değerlendirme yararlı olabilir.
Değerlendirme, eşlik eden sorunların belirlenmesine ve kişinin ihtiyaçlarına uygun desteğin planlanmasına yardımcı olur. Tıkınırcasına yeme bozukluğunda bilişsel davranışçı terapi gibi psikolojik tedaviler ve gerektiğinde ilaç tedavisi değerlendirilebilir. İlaç tedavisi, bu bozukluk için tek başına tedavi olarak sunulmamalıdır.
Yeme bozukluğuna yönelik psikolojik tedavilerin temel hedefi, yeme ataklarını ve bunlarla ilişkili güçlükleri azaltmaktır. Belirli bir kilo kaybı sağlayacağı veya diğer obezite tedavilerine ihtiyacı ortadan kaldıracağı varsayılmamalıdır.
Obezite tedavisinde bütüncül değerlendirme
Obezite tedavisi kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçlarına göre planlanır. Hangi tedavi seçeneği değerlendirilirse değerlendirilsin; yeme alışkanlıklarının, ruhsal durumun, uyku düzeninin ve kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi önemlidir.
Cerrahi düşünülen kişilerde de bu değerlendirme, destek ihtiyaçlarının belirlenmesine ve takip planının oluşturulmasına katkı sağlar. Tedavi seçenekleri ve izlem süreci, ilgili sağlık profesyonelleriyle birlikte ele alınmalıdır.
Görüşmeye hazırlanırken
Yeme davranışıyla ilgili bir görüşme öncesinde şu konular üzerinde düşünmek yararlı olabilir:
- Yeme isteğim hangi saatlerde ve hangi durumlarda artıyor?
- Fiziksel açlık dışında beni yemeye yönelten duygular oluyor mu?
- Yemeye başladıktan sonra kontrolümü kaybettiğimi hissediyor muyum?
- Yemek sonrasında yoğun suçluluk veya sıkıntı yaşıyor muyum?
- Uyku düzenim, kullandığım ilaçlar ve günlük stresim nasıl?
- Kilo ve bedenimle ilgili düşüncelerim günlük yaşamımı ne ölçüde etkiliyor?
Bu sorular bir tanı testi değildir. Yaşanan güçlükleri görüşmede daha somut biçimde anlatmaya yardımcı olabilir.
Obeziteyle ilgili bakımın hedefleri; fiziksel sağlığı, ruhsal iyilik hâlini, günlük işlevselliği ve yaşam kalitesini birlikte kapsamalıdır. Kişinin yaşadığı güçlükleri anlayan, gerçekçi hedefler belirleyen ve ihtiyaç duyulan desteği sürdüren bir yaklaşım bu sürecin temelini oluşturur.
Kaynaklar
- Dünya Sağlık Örgütü — Obesity and overweight
- NIDDK — Factors Affecting Weight and Health
- NIDDK — Binge Eating Disorder: Definition and Facts
- NIDDK — Binge Eating Disorder: Diagnosis and Treatment
- NICE — Eating disorders: recognition and treatment (NG69)
- NICE — Overweight and obesity management (NG246)
- Eisenberg D ve ark. — ASMBS/IFSO: Indications for metabolic and bariatric surgery, 2022
